Zakir's profileZAKİR HAYMANAPhotosBlogGuestbookMore Tools Help

ZAKİR HAYMANA

Zakir Haymana

Occupation
Location
Interests
Hesap Günü'nün sahibi, affı bol, affeden, Alemlerin Rabbi Allah'ım. Sadece sana kulluk ederiz. Yalnız senden yardım istiyoruz. Bizi nimete kavuşturduklarının. yoluna ilet; sapıkların ve gadaba uğrayanların değil." Fatiha:1-7


Ey Rabbim, bana hikmet ver ve beni salihler arasına kat! Şuara: 83
This person's network is empty (or maybe they're keeping it private).
Photo 1 of 16
November 22

BİR SELAM


قال رسول الله صلى الله عليه وآله وسلم :

 
 
 

Bir selam ile selamlandığınız zaman siz de ondan daha güzeli (.
ile selamlayın; yahut aynı ile karşılık verin. Şüphesiz Allah, her
şeyin hesabını arayandır." [Nisa suresi: 86.ayet]

Selam; karşıdaki insanın Allah’ın
rahmetinden feyizlenmesi için bir mü’minin, diğer mü’min kardeşine yapmış olduğu
bir duadır. Bu sebeple dinimizde selam vermek çok büyük sünnetlerdendir.
Kur’an-ı Kerim’de de bu konuyla alakalı birçok ayet vardır. Mü’minler
cennete girerken onların selamlarla karşılacakları belirtilmiş, Allah’ın Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e
birçok yerde selam verdiği anlaşılmıştır.

"Ayetlerimize inananlar sana geldiğinde onlara
deki: Size selam olsun" (El-En'am, 6/54.)

"Elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjde
getirdiler ve "sana selam olsun" dediler." (Hûd, 11/69)

Ahiret hayatında
da selamlaşmanın aynı kelimelerle yapılacağı belirtilir. "Melekler: "Sabrettiğinize karşılık size
selam olsun..." derler." "İman edip de iyi işler yapanlar, Rablerinin
izni ile içinde sonsuza kadar kalacakları altından ırmaklar akan cennetlere
sokulacaklardır. Orada birbirleriyle karşılaştıkça söyledikleri söz "selam"dır. (İbrahim, 14/23; bk.
Yunus, 10/10)

"Onlar meleklerin "size selam olsun. Yapmış olduğunuz iyi

işlere karşılık cennete girin" diyerek, tertemiz bir şekilde canlarını aldıkları
kimselerdir." (en-Nahl, 16/32)

"…evlere girdiğiniz zaman, Allah tarafından mübarek ve
pek güzel bir yaşama dileği olarak kendinize (birbirinize) selam verin.
İşte Allah, düşünüp anlayasınız diye size ayetleri böyle açıklar." (Nur
suresi: 61)

'Ey inananlar! Evlerinizden başka evlere izin almadan, selam
vermeden girmeyiniz. Eğer düşünürseniz bu, sizin için daha iyidir.' (Nur
suresi: 27)

Selamın İslam toplumunda yaygınlaştırılmasını emreden Allah elçisi, bir
hadisinde bunun toplumsal sonucunu şöyle açıklamıştır:

"Ruhumu kudret elinde tutan
Allah'a yemin olsun ki, siz iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi
sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir
ameli size haber vereyim mi? Aranızda selamı yayınız."

hadis-i şerifine
binaen selam verme dinimizde büyük bir önem arzetmiştir.

Dinimize göre
selam vermek “Selamün Aleyküm” veya “Selamün Aleyküm ve rahmetullahi ve
berekatühü” demektir. Hanefi mezhebine göre selam vermek büyük bir sünnet
olup, selam almak vaciptir. Bir kişi bir zümreye selam vermişse;
o zümreden bir kişi selama icabet ederse herkesin üzerinden vacip
hükmü kalkmış olur. Ama kimse selamı almaz ise herkes yükümlü
olmuş olur.

Günümüzde kullanılan "hayırlı sabahlar", "hayırlı akşamlar", "iyi günler",
"iyi akşamlar", "günaydın" veya "tünaydın" gibi deyimler, selam verilenler üzerinde
huzur, güven ve esenlik meydana getirebilirse de "İslam'a ait selam"ın
yerini tutmadığında açıklık vardır. Belki bu deyimler asıl selamlaşmadan sonra
dua ve temenni niteliğinde söylenebilir.

Selamlaşma dil ile olmalıdır. Bu
konuda Tirmizi'nin bir rivayetinde Hadis-i Şerifte:

'Yahudi ve Hristiyanlara benzemeyin,
çünkü Yahudilerin selamı parmaklarla işarettir, Hristiyanların selamı da avuçlarla işarettir.'


denmiştir.

Selam vermek toplumuzda olduğu gibi sadece bir yere girerken
değil, aynı zamanda bir yerden çıkarken de yapılması gereken bir
harekettir. Bir yere girerken verilen selamla çıkarken verilen selam arasındaki
fark bir Hadis-i Şerif’te bakın nasıl belirtilmiş:

'Biriniz bir meclise
gelince selam versin. Kalkmak isteyince de selam versin. Birinci selam
ikinciden evla değildir. (ikisi de aynı derecede ehemmiyetlidir.) (Tirmizi)

Boş
bir yere, eve veya camiye girdiğimizde bile selam vermek sünnettir.
Umulur ki; orada bulunan melekler veya mü’min cinler bulunur da;
selama cevap verirler.Selam bir duadır; böylece hiç bilmediğimiz ve görmediğimiz
ama varlıklarına inandığımız meleklerin ve cinlerin dualarını üzerimize almış oluruz.


Selamların en güzeli Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed (sallalahü alehi ve sellem)’in
üzerine olsun.

Allah; birbirimize verdiğimiz selamları kendi katında makbul olan
dualardan eylesin.

Amin.
Image and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPic

KIYAMET SÜRESİ



 
 
 

KIYAMET SURESİ

Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla

1- Hayır, kalkış (kıyamet) gününe and ederim.

2- Ve yine hayır; kendini kınayıp duran nefse de and ederim.

3- İnsan, onun kemiklerini Bizim kesin olarak biraraya getirmeyeceğimizi mi sanıyor?

4- Evet; onun parmak uçlarını dahi derleyip-(yeniden) düzene koymaya güç yetirenleriz.

5- Ancak insan, önündeki (sonsuz geleceği)ni de 'fücurla sürdürmek ister.'

6- "Kıyamet günü ne zamanmış" diye sorar.

7- Ama göz 'kamaşıp da kaydığı,'

8- Ay karardığı,

9- Güneş ve ay birleştirildiği zaman;

10- İnsan o gün: "Kaçış nereye?" der.

11- Hayır, sığınacak herhangi bir yer yok.

12- O gün, 'sonunda varılıp karar kılınacak yer (müstakar)' yalnızca Rabbinin katıdır.



November 21

GARİP BİR DOSTAN HEDİYE

 

DUY ŞİKAYET ETMEDE HER AN BU NEY


Duy şikayet etmede her an bu ney,
Anlatır hep ayrılıklardan bu ney.

Der ki feryadım kamışlıktan gelir,
Duysa her kim, gözlerinden kan gelir.

Ayrılıktan parçalanmış bir yürek
İsterim ben, derdimi dökmem gerek.

Kim ki aslından ayırmış canını,
Öyle bekler, öyle vuslat anını.

Ağladım her yerde hep ah eyledim,
Gördüğüm her kul için dostum dedim.

Herkesin zannında dost oldum ama,
Kimse talip olmadı esrarıma.

Hiç değil feryadıma sırrım uzak,
Nerde bir göz, nerde bir candan kulak?

Aynadır ten can için, can ten için,
Lakin olmaz can gözü her kimsenin.

Ney sesi tekmil hava oldu ateş,
Hem yok olsun, kimde yoksa bu ateş!

Aşk ateş olmuş dökülmüştür ney'e,
Cezbesi aşkın karışmıştır mey'e.

Yardan ayrı dostu ney dost kıldı hem,
Perdesinden perdemiz yırtıldı hem.

Kanlı yoldan ney sunar hep arz-ı hal,
Hem verir Mecnunun aşkından misal.

Ney zehir, hem panzehir, ah nerde var,
Böyle bir dost, böyle bir özlemli yar?

Sırrı bu aklın bilinmez akl-ile,
Tek kulaktır müşteri, ancak dile.

Gam dolu günler zaman hep aynı hal,
Gün tamam oldu, yalan, yanlış, hayal.

Gün geçer yok korkumuz, her şey masal,
Ey temizlik örneği sen gitme, kal!

Kandı her şey, tek balık kanmaz sudan,
Gün uzar, rızkın eğer bulmazsa can.

Olgunun halinden ah, anlar mı ham?
Söz uzar, kesmek gerektir vesselam.
 
ALLAHA EMANET OLUN SELAM VE DUA ILEKALIN.
 
     
 
 

 

AĞLAMAK-GÜLMEK



 
 
 

AĞLAMAK-GÜLMEK

 

İnsanlar içerisinde iman edenlere düşmanlık bakımından en şiddetli olarak yahudiler ile, şirk koşanları bulacaksın. Onlar içinde iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da "Biz hıristiyanlarız" diyenleri bulacaksın. Çünkü onların içinde keşişler ve râhipler vardır ve onlar büyüklük taslamazlar. (5/82)

Resûle indirileni duydukları zaman, tanış çıktıkları gerçekten dolayı gözlerinden yaşlar boşandığını görürsün. Derler ki: "Rabbimiz! İman ettik, bizi (hakka) şahit olanlarla beraber yaz." (5/83)

"                                                        Rabbimizin bizi iyiler arasına katmasını umup dururken niçin Allah'a ve bize gelen gerçeğe iman etmeyelim?" (5/84)

Söyledikleri (bu) sözden dolayı Allah onlara, içinde devamlı kalmak üzere, zemininden ırmaklar akan cennetleri mükâfat olarak verdi. İyi hareket edenlerin mükâfatı işte budur. (5/85)

                                                            Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar. (9/82)

                                                                       Akşam üstü babalarına ağlar vaziyette geldiler. (12/16)

                           Çeneleri üstüne kapanıp ağlıyorlar ve (Kur'an) onların huşu (saygı dolu korku)larını arttırıyor. (17/109)

İşte bunlar; kendilerine Allah'ın nimet verdiği peygamberlerdendir; Adem'in soyundan, Nuh ile birlikte taşıdıklarımız (insan nesillerin)den, İbrahim ve İsrail (Yakup)in soyundan, doğru yola eriştirdiklerimizden ve seçtiklerimizdendirler. Onlara Rahman (olan Allah')ın ayetleri okunduğunda, ağlayarak secdeye kapanırlar. (19/58)

                                         Onlar için ne gök, ne yer ağlamadı ve onlar (ın azabı) ertelenmedi. (44/29)

                                                                     Doğrusu, güldüren ve ağlatan O'dur. (53/43)

                                                                          Öldüren de dirilten de O'dur. (53/44)

                                                                                  Şimdi siz bu söze (Kur'an'a) mı şaşıyorsunuz? (53/59)

(                                                                  ) Gülüyorsunuz ve ağlamıyorsunuz. (53/60)

                                                                                        Ve siz gaflet içinde oyalanmaktasınız! (53/61)

 

يستاهل الحب ..
من زرع الحب بين الناس أجمعين .. فقال : لايؤمن أحدكم حتى يحب لأخيه ما يحب لنفسه 


FECR SURESİ



 
 
 

FECR SURESİ

Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla

1- Fecre andolsun,

2- On geceye,

3- Çifte ve tek'e,

4- Akıp-gittiği zaman geceye,

5- Bunlarda, akıl sahibi olan için bir yemin var, değil mi?

6- Rabbinin Ad (kavmin)e ne yaptığını görmedin mi?

7- 'Yüksek sütunlar' sahibi İrem'e?

8- Ki şehirler içinde onun bir benzeri yaratılmış değildi.

9- Ve vadilerde kayaları oyup biçen Semud'a?

10- Ve kazıklar (ehramlar) sahibi Firavun'a?

11- Ki onlar, şehirlerde azgınlaşmışlardı.

12- Böylece oralarda fesadı yaygınlaştırmış-arttırmışlardı.'

13- Bundan dolayı, Rabbin, onların üzerine bir azap kamçısı çarpıverdi.

14- Çünkü senin Rabbin, gerçekten gözetleme yerindedir.

15- Fakat insan; ne zaman Rabbi kendisini bir denemeden geçirse, ona bir keremde bulunsa, nimetler verse: "Rabbim bana ikram etti" der.

16- Ama ne zaman onu deneyerek, rızkını kıssa, hemen: "Rabbim bana ihanet etti" der.

17- Hayır; aksine, siz yetime ikram etmiyorsunuz.

18- Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.

19- Mirası, sınır tanımaz (helal, haram aldırmaz) bir tarzda yiyorsunuz.

20- Malı 'bir yığma tutkusu ve hırsıyla' seviyorsunuz.

21- Hayır; yer, parça parça yıkılıp darmadağın olduğu,

22- Rabbin(in buyruğu) geldiği ve melekler dizi dizi durduğu zaman;

23- O gün, cehennem de getirilmiştir. İnsan o gün düşünüp-hatırlar, ancak (bu) hatırlamadan ona ne fayda?

24- Der ki: "Keşke hayatım için, (önceden bir şeyler) takdim edebilseydim."

25- Artık o gün hiç kimse (Allah'ın) vereceği azap gibi azaplandıramaz.

26- Onun vuracağı bağı hiç kimse vuramaz.

27- Ey mutmain (tatmin bulmuş) nefis,

28- Rabbine, hoşnut edici ve hoşnut edilmiş olarak dön.

29- Artık kullarımın arasına gir.

30- Cennetime gir.



 
Ziyaret ettiğiniz için teşekkürler!
Please wait...
Sorry, the comment you entered is too long. Please shorten it.
You didn't enter anything. Please try again.
Sorry, we can't add your comment right now. Please try again later.
To add a comment, you need permission from your parent. Ask for permission
Your parent has turned off comments.
Sorry, we can't delete your comment right now. Please try again later.
You've exceeded the maximum number of comments that can be left in one day. Please try again in 24 hours.
Your account has had the ability to leave comments disabled because our systems indicate that you may be spamming other users. If you believe that your account has been disabled in error please contact Windows Live support.
Complete the security check below to finish leaving your comment.
The characters you type in the security check must match the characters in the picture or audio.

-


 

y1pLT-taecBNk999DgyX1jf1yoXQWS7gay_3OSd76UukuMvJA9YxCumlDpQCJLDJylZKR-3rgxvvEU
Sus dilim, kanatma dudağı daha fazla, yaralanma. Kayıplar töreninden geçiyoruz,
alkışsız yürüyüşler ayağımızda. Şiir uzun yola çıktı, sevilen kırgın ve sessiz.
Bitirdim diyor, bizde nelerin başladığını bilmeden. Sus dilim, herkes
susarken konuşmak acıtıyor değerleri.

İşte bir şarkı daha yanaştı gözyaşına. Bir gece daha yalnız ve UYKUSUZ. Bir
ayrılık daha kapıda, eli kolu dolu, güler yüzlü, DUYGUSUZ. Bir tek vedalar
seviyor bizi, çok seviyor hem de, terk etmiyor. Onlarla yaşamaya alıştığımız
için belki de. Bak işte, bir kadeh daha boşalıyor, devriliyor şişeler, anason
kokulu ve zil zurna UMUTSUZ...

ah dilim! Ben sana seviyorum deme demiştim...

Gidelim ne olur, kalmayı beceremiyoruz işte. Nedendir bu ısrar ve inat. Kalk
gidelim, biz gitmeyi biliyoruz, çok güzel biliyoruz, en güzel biliyoruz. Yürü
gidelim, kalınca dağlanıyoruz, üstümüze yapışıyor bize ait olmayan
suskunluklar. Duyuyor musun dilim, davran gidelim. Kalmayı istesek de, tek
taraflı istekler doyurmuyor yüreği. Hadi diyorum sana, gidelim. Topla ucunda
biriken sevgileri, yalnızlığı, sarılmaları. Neyi bekliyorsun, herkes kal
diyemeyecek kadar meşgul, acelesi var öpüşmelerin. Seven affeder, diyorsun,
demek ki sevilmemişiz. Yürüsene dilim...

of dilim! Nereye gideceğiz?...

Elde avuçta kalan sevgiyi şiirlere ayırdım. Hüznüm uyandırdı bu sabah, alnımdan
öptü. Demli bir yalnızlıkla karşıladım günü. Telefonuma baktım, ne mesaj ne de
cevapsız arama, süs eşyası olarak büfeye kaldırdım. Geceyi
benimle geçiren bir şarkının dudaklarına asıldım, kanattım. İçimde incinmiş bir
çocuk, boş gözlerle bakıyor etrafına. Hatasını kabullenen bir yürek daha kaç
zaman yaşayabilir sessizlik içinde? ..Ve hatalar insanlara mahsusken, çocuklar
neden cezalandırılır sadece sevgi bekleyen yüreklerin gözünde? ...

aman dilim! Bir daha hiç konuşmasan diyorum...

Şehir suskun ve mavi. Sokakların telaşı insanların yüzüne vurmuş. Ne çok insan
var, ne çok yalnızlık, ne çok yetişmeme korkusu, ne çok acı...Hiçbir şeye
inanmıyoruz artık. İnançları zedelenen ne çok insan var. En ufak bir hatada,
silip atıyoruz değer verdiklerimizi. Paylaşılan onca zaman ve sevgi bile
görünmez oluyor. Sevgi, artık tek başına birleştiremiyor ayrılan elleri.
Şehir...suskun ve mavi. Her şeye rağmen sevgiden korkma diyor. Şehirler acımızı
hisseder gibi kollamaya çalışıyor.

ay dilim! Acıyor...
sus_y_re_im



 


 
 

 

                !!
21 hours ago
2563wrote:
"Sen gelince aklıma tüm güzellikler yığılıverir önüme. Unuturum yanlışları hemen, Kurumuş dallar yaprağa durur, çiçeğe durur gönlümde, Kuşlar uçururum sevgim adına, öğrettiklerin adına.
Yağmur serinliği dolar gönlüme. Dertlerime merhem olur sevgin. Çobanıdır adın tümgüzelliklerin, tüm doğruların. Gül kokusu siner nefeslerime....
Göremedim gözlerini! Ama eminim ki seni sevmek kadar tatlı, seni bilmek kadar güzeldir.
Göremedim tebessümünü! Ama eminim ki ayın ilk doğuşu kadar taze sözlerin kadar yumuşaktır. Göremedim yüzünü! Ama biliyorum ki, bir avuç su kadar berrak öğrettiklerin kadar parlaktır.
Sen sabahlar kadar hep tazesin. Sen eminsin. Gülebilmemin teks ebebi sensin. Sen Efendimsin.(s.a.v).
Yollarımda ışık, dallarımda yaprak sensin.
Utanıyorum! Adını koyamadığım , seni savunamadığım için, Başım eğik geziyorsam sevginle dolu olmayan gözleri görmemek içindir.
Utanıyorum! Seni anlatamadığım için Artık hasımlarım Ebu Cehil gibi değil. Seçemiyorum düşmanım kim? Bulamıyorum kimsede Ebu Bekr( r.a)’nın dostluğunu. Utanıyorum; ama bende de ne Ebu Bekr(r.a) dostluğu ne sadakati, ne Bilal (r.a)’ın sabrı, Nede Nesinbe’(r.a)nin cesareti var.
Ömer (r.a) kadar adil de olamıyorum.
Utanıyorum! Senin için taş taşımak isterdim ben de, senin için kollarımı vermek isterdim. Senin için gül dikmek istiyorum gönüllere.
Senden öğrendim dostluğu, sevgiyi. Senden öğrendim öğrenmeyi. Toprak seni anlatır bana. Rüzğar adını yazar yapraklara. Şarkılardan biri diyor ya:
“Gökyüzünde duman duman bulutsun
Söyle seni kalbim nasıl unutsun”
Anam, babam sana fedâ olsun Yâ ResullALLAH (s.av)
Kalemim sana feda olsun Yâ RESULALLAH
Canım sana fedâ olsun Yâ RESULALLAH..."
1 day ago

HELLO!!!

My sweet friend.....I hope you are safely,
and blessing you have a Nice Weekend.

Thank you very much for your time.
For giving me your friendship.
I LOVE YOU...MY SWEET FRIEND
ⓚⓛⓢⓢ☆ ⓐⓝⓓ ☆ⓛⓞⓥⓔ from NANA微笑紅心紅玫瑰彎月

2 days ago
!! 

 




http://www.miskokulum.com/resim/hayirli_cumalar.jpg
Renklerin toprağından fışkıran derin coşku, yağmurlarla buluştuğunda yüreğin tufandan kurtulduğu gün;

seher soluklu Cuma…


Canın coştuğu, ruhun kanatlandığı, gönlün güllerle güldüğü günde; zaman ötesinden kokular getirir zaman…

Sürgün saatleri serinletir melekût meltemler…

Mana maddenin önünde gizem kapılarını açar;

her şey anlam değerini dillendirir… Dilekler, dualar yükselir durmadan, saat-i icabeyi yakalamak için…

Cumanın kalbini yakalayanın kalbi duaları kabul olunur…

Ne isterseniz cevap verilir; düğümler çözülür, dertler dağılır, hayata renk gelir, renklere hayat…

Ubudiyet dua renkleriyle süzülür gönlün gökkuşağına…

Kulluk toprağından yükselen tefekkür çiçekleri güneşin renklerini görür ve gösterir…

Bereket yağmurlar yağar Rahmet bulutlarından… Toprağın kokusuyla, gökkuşağı renkleri coşku kuşlarını uçurtur sekine kanatlarıyla;

Dağların, denizlerin ötesinde, yıldızların yetişemediği, galaksilerin göremediği yöne doğru…

Kalp, cumanın kalbiyle bütünleşmiş, yönsüz ve zamansız iklimlerde renkleri ve kokuları geride bırakmış yitik yurdunu arıyordur; sonsuz saadet…

Latif ve Alim olan Rabbimiz dünya saadetiniz için Cuma'yı vesile kılsın, ahirette size ve tüm sevdiklerinize "Cuma Yamaçları" nasip etsin...

Hayırlı Cumalar..


 

!!
3 days ago
deniz denizwrote:
 
Cuman mübarek olsun hayırlara vesile olsun inşaAllah...Rabbim, korktuğumuzdan emin.Umduğumuza nail eylesin inşaAllah...
Allah'ım!
Kur'anı bize dünyada bir dost, kabirde ünsiyetli bir yoldaş, kıyamette bir şefaatçi, sırat üzerinde bir nur, Cehennem ateşine karşı bir siper ve örtü, Cennette bir refik, bütün hayırlara bir delil ve imam kıl.
3 days ago