|
|
November 22
قال رسول الله صلى الله عليه وآله وسلم :
| Bir selam ile selamlandığınız zaman siz de ondan daha güzeli |
(.
|
| ile selamlayın; yahut aynı ile karşılık verin. Şüphesiz Allah, her |
|
şeyin hesabını arayandır." [Nisa suresi: 86.ayet]
Selam; karşıdaki insanın Allah’ın |
|
| rahmetinden feyizlenmesi için bir mü’minin, diğer mü’min kardeşine yapmış olduğu |
|
| bir duadır. Bu sebeple dinimizde selam vermek çok büyük sünnetlerdendir. |
|
| Kur’an-ı Kerim’de de bu konuyla alakalı birçok ayet vardır. Mü’minler |
|
| cennete girerken onların selamlarla karşılacakları belirtilmiş, Allah’ın Peygamber Efendimiz (s.a.v.)’e |
|
birçok yerde selam verdiği anlaşılmıştır.
"Ayetlerimize inananlar sana geldiğinde onlara |
|
deki: Size selam olsun" (El-En'am, 6/54.)
"Elçilerimiz (melekler) İbrahim'e müjde |
|
getirdiler ve "sana selam olsun" dediler." (Hûd, 11/69)
Ahiret hayatında |
|
| da selamlaşmanın aynı kelimelerle yapılacağı belirtilir. "Melekler: "Sabrettiğinize karşılık size |
|
| selam olsun..." derler." "İman edip de iyi işler yapanlar, Rablerinin |
|
| izni ile içinde sonsuza kadar kalacakları altından ırmaklar akan cennetlere |
|
| sokulacaklardır. Orada birbirleriyle karşılaştıkça söyledikleri söz "selam"dır. (İbrahim, 14/23; bk. |
|
Yunus, 10/10)
"Onlar meleklerin "size selam olsun. Yapmış olduğunuz iyi |
|
| işlere karşılık cennete girin" diyerek, tertemiz bir şekilde canlarını aldıkları |
|
kimselerdir." (en-Nahl, 16/32)
"…evlere girdiğiniz zaman, Allah tarafından mübarek ve |
|
| pek güzel bir yaşama dileği olarak kendinize (birbirinize) selam verin. |
|
| İşte Allah, düşünüp anlayasınız diye size ayetleri böyle açıklar." (Nur |
|
suresi: 61)
'Ey inananlar! Evlerinizden başka evlere izin almadan, selam |
|
| vermeden girmeyiniz. Eğer düşünürseniz bu, sizin için daha iyidir.' (Nur |
|
suresi: 27)
Selamın İslam toplumunda yaygınlaştırılmasını emreden Allah elçisi, bir |
|
hadisinde bunun toplumsal sonucunu şöyle açıklamıştır:
"Ruhumu kudret elinde tutan |
|
| Allah'a yemin olsun ki, siz iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi |
|
| sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir |
|
ameli size haber vereyim mi? Aranızda selamı yayınız."
hadis-i şerifine |
|
binaen selam verme dinimizde büyük bir önem arzetmiştir.
Dinimize göre |
|
| selam vermek “Selamün Aleyküm” veya “Selamün Aleyküm ve rahmetullahi ve |
|
| berekatühü” demektir. Hanefi mezhebine göre selam vermek büyük bir sünnet |
|
| olup, selam almak vaciptir. Bir kişi bir zümreye selam vermişse; |
|
| o zümreden bir kişi selama icabet ederse herkesin üzerinden vacip |
|
| hükmü kalkmış olur. Ama kimse selamı almaz ise herkes yükümlü |
|
olmuş olur.
Günümüzde kullanılan "hayırlı sabahlar", "hayırlı akşamlar", "iyi günler", |
|
| "iyi akşamlar", "günaydın" veya "tünaydın" gibi deyimler, selam verilenler üzerinde |
|
| huzur, güven ve esenlik meydana getirebilirse de "İslam'a ait selam"ın |
|
| yerini tutmadığında açıklık vardır. Belki bu deyimler asıl selamlaşmadan sonra |
|
dua ve temenni niteliğinde söylenebilir.
Selamlaşma dil ile olmalıdır. Bu |
|
konuda Tirmizi'nin bir rivayetinde Hadis-i Şerifte:
'Yahudi ve Hristiyanlara benzemeyin, |
|
| çünkü Yahudilerin selamı parmaklarla işarettir, Hristiyanların selamı da avuçlarla işarettir.' |
|
denmiştir.
Selam vermek toplumuzda olduğu gibi sadece bir yere girerken |
|
| değil, aynı zamanda bir yerden çıkarken de yapılması gereken bir |
|
| harekettir. Bir yere girerken verilen selamla çıkarken verilen selam arasındaki |
|
fark bir Hadis-i Şerif’te bakın nasıl belirtilmiş:
'Biriniz bir meclise |
|
| gelince selam versin. Kalkmak isteyince de selam versin. Birinci selam |
|
ikinciden evla değildir. (ikisi de aynı derecede ehemmiyetlidir.) (Tirmizi)
Boş |
|
| bir yere, eve veya camiye girdiğimizde bile selam vermek sünnettir. |
|
| Umulur ki; orada bulunan melekler veya mü’min cinler bulunur da; |
|
| selama cevap verirler.Selam bir duadır; böylece hiç bilmediğimiz ve görmediğimiz |
|
| ama varlıklarına inandığımız meleklerin ve cinlerin dualarını üzerimize almış oluruz. |
|
Selamların en güzeli Peygamber Efendimiz Hz.Muhammed (sallalahü alehi ve sellem)’in |
|
üzerine olsun.
Allah; birbirimize verdiğimiz selamları kendi katında makbul olan |
|
dualardan eylesin.
Amin.
    |

KIYAMET SURESİ
Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla
1- Hayır, kalkış (kıyamet) gününe and ederim.
2- Ve yine hayır; kendini kınayıp duran nefse de and ederim.
3- İnsan, onun kemiklerini Bizim kesin olarak biraraya getirmeyeceğimizi mi sanıyor?
4- Evet; onun parmak uçlarını dahi derleyip-(yeniden) düzene koymaya güç yetirenleriz.
5- Ancak insan, önündeki (sonsuz geleceği)ni de 'fücurla sürdürmek ister.'
6- "Kıyamet günü ne zamanmış" diye sorar.
7- Ama göz 'kamaşıp da kaydığı,'
8- Ay karardığı,
9- Güneş ve ay birleştirildiği zaman;
10- İnsan o gün: "Kaçış nereye?" der.
11- Hayır, sığınacak herhangi bir yer yok.
12- O gün, 'sonunda varılıp karar kılınacak yer (müstakar)' yalnızca Rabbinin katıdır.   November 21
|
DUY ŞİKAYET ETMEDE HER AN BU NEY
Duy şikayet etmede her an bu ney, Anlatır hep ayrılıklardan bu ney.
Der ki feryadım kamışlıktan gelir, Duysa her kim, gözlerinden kan gelir.
Ayrılıktan parçalanmış bir yürek İsterim ben, derdimi dökmem gerek.
Kim ki aslından ayırmış canını, Öyle bekler, öyle vuslat anını.
Ağladım her yerde hep ah eyledim, Gördüğüm her kul için dostum dedim.
Herkesin zannında dost oldum ama, Kimse talip olmadı esrarıma.
Hiç değil feryadıma sırrım uzak, Nerde bir göz, nerde bir candan kulak?
Aynadır ten can için, can ten için, Lakin olmaz can gözü her kimsenin.
Ney sesi tekmil hava oldu ateş, Hem yok olsun, kimde yoksa bu ateş!
Aşk ateş olmuş dökülmüştür ney'e, Cezbesi aşkın karışmıştır mey'e.
Yardan ayrı dostu ney dost kıldı hem, Perdesinden perdemiz yırtıldı hem.
Kanlı yoldan ney sunar hep arz-ı hal, Hem verir Mecnunun aşkından misal.
Ney zehir, hem panzehir, ah nerde var, Böyle bir dost, böyle bir özlemli yar?
Sırrı bu aklın bilinmez akl-ile, Tek kulaktır müşteri, ancak dile.
Gam dolu günler zaman hep aynı hal, Gün tamam oldu, yalan, yanlış, hayal.
Gün geçer yok korkumuz, her şey masal, Ey temizlik örneği sen gitme, kal!
Kandı her şey, tek balık kanmaz sudan, Gün uzar, rızkın eğer bulmazsa can.
Olgunun halinden ah, anlar mı ham? Söz uzar, kesmek gerektir vesselam.
ALLAHA EMANET OLUN SELAM VE DUA ILEKALIN.
|

İnsanlar içerisinde iman edenlere düşmanlık bakımından en şiddetli olarak yahudiler ile, şirk koşanları bulacaksın. Onlar içinde iman edenlere sevgi bakımından en yakın olarak da "Biz hıristiyanlarız" diyenleri bulacaksın. Çünkü onların içinde keşişler ve râhipler vardır ve onlar büyüklük taslamazlar. (5/82)
Resûle indirileni duydukları zaman, tanış çıktıkları gerçekten dolayı gözlerinden yaşlar boşandığını görürsün. Derler ki: "Rabbimiz! İman ettik, bizi (hakka) şahit olanlarla beraber yaz." (5/83)
" Rabbimizin bizi iyiler arasına katmasını umup dururken niçin Allah'a ve bize gelen gerçeğe iman etmeyelim?" (5/84)
Söyledikleri (bu) sözden dolayı Allah onlara, içinde devamlı kalmak üzere, zemininden ırmaklar akan cennetleri mükâfat olarak verdi. İyi hareket edenlerin mükâfatı işte budur. (5/85)
Öyleyse kazandıklarının cezası olarak az gülsünler, çok ağlasınlar. (9/82)
Akşam üstü babalarına ağlar vaziyette geldiler. (12/16)
Çeneleri üstüne kapanıp ağlıyorlar ve (Kur'an) onların huşu (saygı dolu korku)larını arttırıyor. (17/109)
İşte bunlar; kendilerine Allah'ın nimet verdiği peygamberlerdendir; Adem'in soyundan, Nuh ile birlikte taşıdıklarımız (insan nesillerin)den, İbrahim ve İsrail (Yakup)in soyundan, doğru yola eriştirdiklerimizden ve seçtiklerimizdendirler. Onlara Rahman (olan Allah')ın ayetleri okunduğunda, ağlayarak secdeye kapanırlar. (19/58)
Onlar için ne gök, ne yer ağlamadı ve onlar (ın azabı) ertelenmedi. (44/29)
Doğrusu, güldüren ve ağlatan O'dur. (53/43)
Öldüren de dirilten de O'dur. (53/44)
Şimdi siz bu söze (Kur'an'a) mı şaşıyorsunuz? (53/59)
( ) Gülüyorsunuz ve ağlamıyorsunuz. (53/60)
Ve siz gaflet içinde oyalanmaktasınız! (53/61)
يستاهل الحب .. من زرع الحب بين الناس أجمعين .. فقال : لايؤمن أحدكم حتى يحب لأخيه ما يحب لنفسه
         





FECR SURESİ
Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla
1- Fecre andolsun,
2- On geceye,
3- Çifte ve tek'e,
4- Akıp-gittiği zaman geceye,
5- Bunlarda, akıl sahibi olan için bir yemin var, değil mi?
6- Rabbinin Ad (kavmin)e ne yaptığını görmedin mi?
7- 'Yüksek sütunlar' sahibi İrem'e?
8- Ki şehirler içinde onun bir benzeri yaratılmış değildi.
9- Ve vadilerde kayaları oyup biçen Semud'a?
10- Ve kazıklar (ehramlar) sahibi Firavun'a?
11- Ki onlar, şehirlerde azgınlaşmışlardı.
12- Böylece oralarda fesadı yaygınlaştırmış-arttırmışlardı.'
13- Bundan dolayı, Rabbin, onların üzerine bir azap kamçısı çarpıverdi.
14- Çünkü senin Rabbin, gerçekten gözetleme yerindedir.
15- Fakat insan; ne zaman Rabbi kendisini bir denemeden geçirse, ona bir keremde bulunsa, nimetler verse: "Rabbim bana ikram etti" der.
16- Ama ne zaman onu deneyerek, rızkını kıssa, hemen: "Rabbim bana ihanet etti" der.
17- Hayır; aksine, siz yetime ikram etmiyorsunuz.
18- Yoksula yedirmek için birbirinizi teşvik etmiyorsunuz.
19- Mirası, sınır tanımaz (helal, haram aldırmaz) bir tarzda yiyorsunuz.
20- Malı 'bir yığma tutkusu ve hırsıyla' seviyorsunuz.
21- Hayır; yer, parça parça yıkılıp darmadağın olduğu,
22- Rabbin(in buyruğu) geldiği ve melekler dizi dizi durduğu zaman;
23- O gün, cehennem de getirilmiştir. İnsan o gün düşünüp-hatırlar, ancak (bu) hatırlamadan ona ne fayda?
24- Der ki: "Keşke hayatım için, (önceden bir şeyler) takdim edebilseydim."
25- Artık o gün hiç kimse (Allah'ın) vereceği azap gibi azaplandıramaz.
26- Onun vuracağı bağı hiç kimse vuramaz.
27- Ey mutmain (tatmin bulmuş) nefis,
28- Rabbine, hoşnut edici ve hoşnut edilmiş olarak dön.
29- Artık kullarımın arasına gir.
30- Cennetime gir. |
|
|
 
|
|
|
|